Maçı zorunluluktan dolayı bir çay bahçesinde izledim. Maç ilginç bir şekilde geçti oturduğum yerde.
Didim'de yabancıların çoğu İngiliz. Final maçında taraf tutmalarını beklemiyordum ama belki Almanya ile olan aralarındaki rekabetten onların, bizim yarı final maçından dolayı da bizim tutmamızla büyük çoğunluğun İspanya'yı tutacağını tahmin ediyordum. Maç öncesinde gezenlere baktığımda bir iki İspanya forması giyenle bir Almanya forması giyen gördüm, fazla taraflılık durumu yoktu.
Doğal olarak gittiğim çay bahçesinde herkes Türk idi. Ve aşırı bir şekilde İspanya taraftarlığı vardı. Bir an İspanya'da olduğuu sandım. Orada aileleri nedeniyle bulunan büyük küçük bayanlar bile İspanya'yı tutuyordu. Arkamdaki kadın İspanya'nın kaçırdığı bir golde o kadar çok bağırmıştı ki Alonso-Fabregas-Torres üçlüsü nedeniyle İspanya'nın kazanmamı istememe rağmen bu kadar taraflılıktan sonra Almanya'nın gol atmasını istedim. Maçı izleyen adamlar da İspanya'ya övgüler yağdırıyordu. Önümdeki bir adam maç boyunca Torres'i sevgilisi gibi övdü ve anlattı. Torres'i çok severim ama adama gıcık oldum

Sağımda biraz uzakta olan bir adam ise ikinci yarı Jansen'e küfür ediyordu. Kızlar da top Torres'e geldiğinde heyecanlanıyor bağırıyorlardı, güzel olmamalarının da etkisiyle onlara da gıcık oldum
Maça gelirsek iki takımda oldukça normal kadro ve sistemle çıktılar. Açıkçası Aragones'i hiç beğenmedim. Villa'nın yerine oynamasına rağmen Fabregas'ı orta sahada 11 kişiyi dolduran pas alışverişi yaptıran normal bir oyuncu olarak oynattı. Zaten kanat oyuncuları da olmadığı için orada 4-5 tane gezinen orta saha oyuncusu oldu. Joaquin veya Navas'ın alınması iyi olurdu. İspanya pozisyonları değerlendirmeliydi, ama değerlendiremediler. Capdevilla İspanya'nın kötüsüydü. Normalde iyi performans gösteriyordu ama bu maç kötüydü.
Almanya çok kötüydü yine. Fazla bir şey söylemeye gerek yok.